Sessizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sessizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Temmuz 2026 Cumartesi

İnsanın İçindeki Uğultu

 
 
İnsanın içinde adı konulamayan bir uğultu dolaşıyor. Canını acıtan şeyin ne olduğunu biliyorsan, onunla pazarlık edebilirsin. Asıl yorucu olan, göğsüne oturan ağırlığın ismini bulamamak. Kendi sesin bile yabancı gelir. Odanın içinde birkaç tur atarsın ve pencereyi açarsın. Yok yok kapatırsın. Sanki hava değil de düşünceler eksilecekmiş gibi ve insan yalnız kalmaz. Yalnızlık, insanın içine taşınır. Sonra hiçbir şey olmamış gibi çayını koyarsın. Hayatın en garip huyu da budur zaten, dünya dönmeye devam ederken, sen birkaç dakika boyunca yerinden kıpırdayamazsın. İçinden geçenleri susturmaya çalıştıkça daha çok ses çıkarırlar. Bazı cevaplar bulunmak için değil, zamanla eskimek için bekler. Sonra bir gün fark edersin; yük hafiflememiştir belki ama omuzların taşımayı öğrenmiştir. Dışarıda akşam usulca inerken, içinde de küçük bir sessizlik yer bulur kendine. O an anlarsın ki her toparlanış, büyük bir mucize değil; insanın kendine usulca geri dönmesidir.

23 Mayıs 2026 Cumartesi

Sessizliğin İçinde Büyüyen Düşünceler

Sessizlik bazen düşündüğüm şey olmuyor. Siz de oluyor mu? Dışarıdan bakınca sakinlik gibi görünüyor ama içinde bambaşka bir şey oluyor. Özellikle yalnız kaldığım zamanlarda bunu daha net fark ediyorum. Ortada ses yokken aklının daha çok konuşmaya başlaması tuhaf bir durum. Fark ettim ki ben gün içinde her şeye yetişirken kendi içimdekini duymuyorum. Ama bulunduğum ortam sessizleşince bastırılmış ne varsa yavaşca yüzeye çıkıyor. Her ne kadar küçük olarak başlasalarda zamanla büyüyor. Ne güzel demiş Maya ''Yok bana bu cihanda bir yer'' diye. Bir olay, bir cümle, bir his. Hepsinin birbirine karıştığı anlar yaşıyorum. Sanki aklım ve içimdekiler içinde yarım kalmış ve konuşmalar sessizmiş gibi oluyor. Belkide sessizlik onları tamamlamaya çalışıyor. Belki de en tuhafı bu anlarda aslında bir şey de olmuyordur. Daha önce görmezden geldiğim şeyleri görmeye başlamak kötü bir his. Depresiflik modumu açtım sanırım. 

Az gezdim çok büyüdüm bir süre bitti bununla yaşamayı öğrendim. Sessizlikten kaçmak yerine onu içimde tutup beraber kalmayı öğrendim o hislerle. Ne kadar kaçarsan kaç o düşünceler hisler bir şekilde geri geliyordu zaten. O hisleri susturmakta istemedim, anlayamadım kendimi. Belki de kabullenmekti her şeyi. Hiç bir şey yapmadan sadece dinlemeyi de öğrendim. Mesela arkadaşlarım sürekli dertlerini anlatırlar ama ben dinliyor gibi yaparım. Çünkü içimdeki sessizlik bana yetiyor da artıyor bile. Şimdi ben haftasonumun keyfini evimde rahat rahat yaşamak için kolları sıvadım. Giysileri makineye atacağım, evimi bir güzel temizleyeceğim. Ama öncesinde biten kahvemi tekrar hazırlayacağım. Haftasonumuz her zaman güzel olsun. 

İnsanın İçindeki Uğultu

    İnsanın içinde adı konulamayan bir uğultu dolaşıyor. Canını acıtan şeyin ne olduğunu biliyorsan, onunla pazarlık edebilirsin. Asıl yoruc...